بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَ بَعْدُ

Bakara Suresinin Fazileti

1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz! Muhakkak şeytan, içinde Bakara Suresi okunan evden kaçar!’ buyurdu.”

Müslim 780/212, Tirmizi 3036

Not: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içerisinde Kur’an’ı Kerim okunmayan bir evi, kabirlere benzetmiştir! Çünkü kabirlerde Kur’an’ı Kerim okunmaz!!!

Ahkâmu’l-Cenâiz

2) Ebu Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Herkim bir gecede Bakara Suresinin sonundan iki ayeti okursa, artık ona o gece kifayet eder’ buyurdu.”

Buhari 5103, 5145, 5146, Müslim 807/255, 808/256, Tirmizi 3042

3) Ebu Umame el-Bahili (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Kur’an’ı okumaya devam ediniz! Çünkü Kur’an kıyamet günü okuyucularına bir şefaatçi olarak gelecektir. İki Zehra’yı, Bakara ile Âl-i İmran Suresini okumaya devam ediniz! Çünkü bu iki sure kıyamet gününde iki bulut kümesi yahut iki gölgeleyici şey yahut da gökyüzünde kanatlarını açmış saf saf iki alay kuş gibi gelecekler ve okuyucularını hararetten, ateşten koruyacaklar ve şefaat edeceklerdir. Bakara Suresini okumaya devam ediniz! Çünkü öğrenmek büyük berekettir! Onu terk etmek ise büyük ziyandır! Onun faydalarını ve bereketlerini temin etmeye kahramanlar bile muktedir olamazlar!’ buyurdu.”

Müslim 804/252, 805/253, Darimi 3394

4) Numan bin Beşir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Allah gökleri ve yeri yaratmadan iki bin yıl önce bir kitab yazdı ve o kitaptan iki ayet indirerek, Bakara Suresini kapadı. Bu iki ayet, bir evde üç gün okunmazsa, şeytan o eve yaklaşır!’ buyurdu.”

Tirmizi 3043, Darimi 3390

5) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni Ramazan zekatını korumaya vekil tayin etti. Ben bir gece nöbette iken, birisi geldi ve zekat hurmalarından avuçlamaya başladı.

Onu yakaladım ve:

–Allah’a yemin olsun ki, seni Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim.

O da:

–Kuşkusuz ki, ben ihtiyaç sahibiyim! Üzerimde de bana muhtaç bir aile (geçimi) var! Benim bu aldığım şeye şiddetli ihtiyacım var! dedi. Bunun üzerine ben de onu bıraktım.

Sabah olunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

–‘Ya Eba Hureyre! Dün gece esirin ne yaptı?’ dedi.

Ben de:

–Ya Rasulallah! Şiddetli ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikayet etti. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

–‘Fakat o sana muhakkak yalan söylemiştir o yine gelecektir!’ dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine gelecek dediği için, onun geleceğini bildim ve onu gözetledim. O geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı.

Onu yakaladım ve:

–Seni elbette Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim.

O bana:

–Beni bırak! Çünkü ben muhtacım ve bakmam gereken büyük bir aile var bir daha dönmem! dedi. Ben de ona acıdım ve onu bıraktım.

Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

–‘Ya Eba Hureyre! Esirin ne yaptı?’ dedi.

Ben de:

–Ya Rasulallah! Şiddetli bir ihtiyaçtan ve ailesinin çokluğundan şikâyet etti. Bende ona acıdım ve onu bıraktım dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Fakat o sana muhakkak yalan söylemiştir ve yakında yine gelecektir!’ dedi.

Onu üçüncü defa gözetledim. Geldi ve hurmadan avuçlamaya başladı.

Onu yine yakaladım ve:

–Bu defa seni muhakkak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e götüreceğim dedim ve:

–Üç defadır bir daha dönmem diyorsun ama yine geliyorsun dedim.

O bana:

–Beni bırak da sana bir takım kelimeler öğreteyim! Allah sana bu kelimelerle fayda ihsan eder dedi.

Bende ona:

–Bu kelimeler nedir? dedim.

O da bana:

–Yatağına girdiğinde: “...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi. Muhakkak seni Allah tarafından bir koruyucu sabaha kadar korur ve hiçbir şeytan sana yaklaşamaz! dedi.

Ben de onu salıverdim.

Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

–‘Dün gece esirin ne yaptı?’ dedi.

Ben de:

–Ya Rasulallah! O esir bana bir takım kelimeler öğreteceğini bunlar sebebiyle Allah’ın bana hayır ve yarar ihsan edeceğini söyledi. Ben de onu salıverdim dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Bu kelimeler nedir?’ dedi.

Ben de:

–Bana yatağıma girdiğimde: “...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetini sonuna kadar oku! dedi ve yine bana o:

−Allah tarafıntan bir koruyucu seni sabaha kadar korur ve asla ayrılmaz! ve sana şeytan da yaklaşamaz! dedi diye cevap verdim.

Sahabeler hayır öğrenmeye pek hırslı idiler.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Dikkat! Bu esir çok yalancı olduğu halde sana doğru söylemiştir! Ya Eba Hureyre! Üç gecedir seninle konuşan kim biliyormusun?’ dedi.

Ben:

–Bilmiyorum! dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘O şeytandır!’ dedi.”

Buhari 2142

6) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Cibril (Aleyhisselam), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına oturduğu sırada üstünden kapı açılmasını andırır bir ses işitti. Başını yukarı kaldırdı:

−‘İşte şu, bugünden başka asla açılmamış bir kapıdır! Ondan bir melek indi. Bu melek, yeryüzüne inen bir melektir ki, bugünden başka asla inmiş değildir! Bana selam verdikten sonra:

−Ancak sana verilen ve senden önce hiçbir Nebiye verilmemiş bulunan iki nur ile müjdelen! Bu iki nur; Fatiha Suresi ve Bakara Suresinin son iki ayetidir! Bunlardan okuyacağın her bir harfe mukabil, mutlaka istediğin sana verilecektir!’ dedi.”

Müslim 806/254

7) Ubeyy ibni Kâb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın Kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?’ dedi.

Ben:

−Allah ve Rasulü en iyi bilendir dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine:

–‘Ya Eba Munzir! Yanındaki Allah’ın Kitabından en büyük ayet hangisidir bilir misin?’ dedi.

Bu sefer ben:

–“...اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَالْحَيُّ الْقَيُّومُ” ayetidir, dedim.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göğsüme vurdu da:

–‘Vallahi ilim sana afiyet olsun! Ya Eba Münzir!’ dedi.”

Müslim 810/258

8) Useyd ibni Hudayr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir kere Useyd gece vakti Bakara Suresini okuyordu. Atını da yanında bağlanmıştı. Kur’an’ı okuyorken birden at deprenmeye başladı! Useyd sustu. O susunca at da sakinleşti. Useyd tekrar okumaya başladı. At yine şahlandı! Useyd sustu, at da sakinleşti. Bundan sonra Useyd bir daha okumaya başladı, at yine hırçınlaştı! Useyd de artık vazgeçti.

Useyd’in oğlu Yahya ise ata yakın bir yerde yatmakta idi. Atın çocuğa bir zarar vermesinden endişe ederek çocuğu geriye çekti. Bu sırada başını kaldırıp göğe baktığında beyaz bulut gölgesine benzer bir sis içinde kandiller gibi bir takım şeylerin parlamakta olduklarını gördü. Sabah olduğunda Useyd, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bunu söyledi.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

–‘Oku ey Hudayr oğlu! Oku ey Hudayr oğlu!’ dedi.

Useyd:

–Ya Rasulallah! Atın, Yahya’yı çiğnemesinden endişelendim! Çünkü çocuk ata yakın bir yerde idi. Başımı kaldırıp çocuğa gittim. Başımı göğe doğru kaldırdığımda, beyaz bulut gölgesine benzer bir sis içinde kandiller gibi birçok şeylerin parlamakta olduklarını gördüm. Artık bu beyaz gölge tabakası içindeki ışıklı parlak cisimler manzumesi göğe doğru çekilip çıktı. Nihayet onu görmez oldum dedi.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Bilir misin onlar nedir?’ dedi.

Useyd:

–Hayır dedi.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

–‘Onlar meleklerdi! Kur’an’ı dinlemek için yaklaşmışlardı! Eğer okumaya devam etseydin, sabaha kadar seni dinlerlerdi. İnsanlar da onlara bakarlardı da onlar insanların gözünden gizlenemezlerdi!’ buyurdu.”

Buhari 5110

9) Abdullah bin Bureyde, babasından rivayet ettiğine göre:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bakara Suresini öğreniniz! Onu öğrenmek berekettir, terk etmek ise hüsrandır! Fasit kimseler buna güç yetiremez!’ dedi.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir müddet sustu ve:

‘Bakara Suresi ve Âl-i İmran Surelerini öğreniniz! Çünkü o ikisi çiçek gibidirler. Kıyamet günü onlar öğrenenleri gölgelerler. O iki sure bir bulut yahut sıra sıra dizilmiş kuş sürüleri gibidirler. Kıyamet günü kabri açıldığı vakit Kur’an o kişiye nurani bir adam kılığında gelir ve:

−‘Beni tanıdın mı?’ diye sorar.

O:

−‘Seni tanımadım!’ der.

Kur’an:

−‘Ben gündüzleri seni susuz bırakan, geceleri uykusuz bırakan Kur’an’ım’ der.

Sonra devamla:

−‘Her tüccar, kendi ticaretinin arkasındadır. Bugün sen bütün ticaretlerin arkasındasın’ der. Sağ eline mülkü, sol eline ebediliği verir. Başına vakar tacını koyar. Ana ve babasına dünya ahalisinin asla elde edemeyeceği elbiseler giydirilir.

Onlar:

−‘Bunlar bize niçin giydirildi!’ diye sorarlar.

Onlara:

−‘Çocuğunuzun Kur’an’ı ezberlemesi sebebiyle’ denir.

Sonra o kimseye:

−‘Oku da cennetin derecelerinde ve makamlarında yüksel’ denir. O kimse ister hızlı okusun ister tertil üzere okusun okuduğu müddetçe yükselir’ buyurdu.”

Tertil: Kura’n’ı Kerim’i yavaş ve makama uygun okumaktır.

Darimi

Özetleyecek olursak Bakara suresinin faziletleri şunlardır:

1) Bakara Suresinin okunduğu evden şeytan kaçar,

2) Bakara Suresinin okunmadığı eve şeytan girer,

3) Bakara Suresini gece okuyan kişiyi, Allah sabaha kadar korur,

4) Bakara Suresini okuyan kişiye, Bakara suresi kıyamet gününde şefaatcı olacaktır,

5) Bakara Suresini öğrenmekte büyük bereket vardır,

6) Bakara Suresini terk etmek büyük ziyandır,

7) Bakara Suresini okuyan kişiye her bir harfine mukabil, mutlaka istediği verilir,

8) Allah’ın Kitabında en büyük ayet, Bakara Suresinidedir.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ