Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim, Allah'ın yolunda bir kıl ağartırsa, o kıl, kıyamet günü kendisi için bir nur olacaktır." Tirmizi 1685
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Rasulullah (SAV) İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Sefer İle İlgili Konular
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْد

Sefer İle İlgili Konular

(1) Seferde Namazları Kasr Etmek

(476) Yağla bin Umeyye şöyle dedi:

“Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh)’a dedim ki:

−Allah (Azze ve Celle):

“Yer yüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur...” Nisa 101 buyurmuştur. Şimdi insanlar güven içerisindedir. Buna rağmen namazlar hala kısaltılıyor?

Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Senin hayret ettiğin şeye ben de hayret ettim ve bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sordum.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bu Allah’ın size bir sadakasıdır, Allah’ın sadakasını kabul ediniz!’ buyurdu.”

Müslim 686/4, Ebu Davud 1199, 1200, Nesei 1432, Tirmizi 3034, İbni Mace 1065, Darimi 1/354, İbni Huzeyme 945, İbni Hibban 2739, Beyhaki 3/134, Ahmed 1/25

(477) Müminlerin Annesi Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Allah-u Teâlâ namazları farz ettiği vakit ikişer rekât, ikişer rekât farz etti. Sonra sefer namazları olduğu gibi kaldı, hazar namazları ise ziyadeleştirildi.”

Buhari 450, Müslim 685/1, Malik 1/146, Ebu Davud 1198, Nesei 452, Darimi 1/355, Beyhaki 3/143, Ahmed 6/272

(478) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Namaz önce iki rekât, iki rekât farz oldu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medineye geldiğinde akşam ve sabah namazlarının gayrı her namazı onlara bir misli daha ekleyerek kıldı. Akşama gelince o gündüzün vitridir. Sabah namazı da kıraatının uzunluğundan öyle kaldı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculuğa çıktığı zaman, önceki namazına dönüyordu.”

Buhari 3692, İbni Huzeyme 305, İbni Hibban Mevarid 544, Beyhaki 3/145, Ahmed 26101, Albânî Sahiha 2814

(479) Hafs bin Asım şöyle dedi:

“Mekke’ye giderken Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile yol arkadaşlığı ettim. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), bize öğle namazını iki rekât olarak kıldırdı. Sonra döndü, biz de onunla beraber döndük. Müteakiben binitinin yanına geldi ve oraya oturdu, biz de onunla beraber oturduk. Bir ara namaz kıldığı yöne doğru döndü ve insanları namaz kılarken gördü:

−Bunlar ne yapıyorlar dedi.

Ben:

−Sünnet namazı kılıyorlar dedim.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Eğer sünnet namazı kılacak olsam iki rekât olarak kıldığım farz namazını tamam kılardım! Ey kardeşimin oğlu! Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile seferde arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ile arkadaşlık ettim Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ömer (Radiyallahu Anh) ile beraber arkadaşlık yaptım, Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Osman (Radiyallahu Anh) ile de arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Allah (Azze ve Celle):

“And olsun ki Allah’ın Rasulünde sizin için çok güzel örnekler vardır.” Ahzab 21 buyurmaktadır.”

Buhari 1066, Müslim 689/8, Ebu Avane 2/335, Ebu Davud 1223, Nesei 1457, Tirmizi 544, Beyhaki 3/158, Ahmed 2/24, Begavi Mesabih 946, Albânî İrva 563

(2) Kişiyi Seferi Yapan Yolculuk Mesafesi

(480) Yahya bin Yezid dedi ki:

“Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)’e yolculukta namazı kasretmeyi sordum.

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle cevap verdi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç mil veya üç fersah mesafeye gitmek için yola çıktığında namazı iki rekât olarak kılardı.”

Enes (Radiyallahu Anh) daha sonra şunu ekledi:

−Kufe’ye gidiyordum, oradan dönünceye kadar namazları ikişer rekât olarak kılıyordum.

Burd: Berîd kelimesinin çoğuludur. Bir berîd dört fersahlık mesafedir. Bir fersah, üç mil yani, 5.544 metrelik mesafedir. 5.544 metreyi 4 ile çarparsak 22.176 metrelik bir mesafe eder. Netice olarak 4 Bürd 88.704 metredir. 16 Fersah da yine 77.232 metredir.

Mil: Eskiden 4.000 bin zira kulaçlık mesafe olarak kabul edilirdi. Mil bu günkü tabirle 1.848 metrelik mesafedir. Fersah: 3 millik mesafedir. Yani: Bir Fersah 5.544 metrelik mesafedir.

Müslim 691/12, Ebu Avane 2/346, Ebu Davud 1201, İbni Ebi Şeybe 2/332/11, Beyhaki 3/146, Ahmed 3/129

(3) Yolcu İçin Seferilik Hükmü Nereden Başlar

(481) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Öğle namazını Medine’de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte dört rekât kıldım. İkindi namazını ise Zû’l-Huleyfe’de iki rekât olarak kıldım.”

Zu’l-Huleyfe: Medine’ye 6-7 mil uzaklıktaki bir mevkiinin ismidir. Eğer milin 1.848 metrelik bir mesafe olduğu düşünülürse onların arası 11.088−12.936 metrelik mesafe olduğu anlaşılır.

Buhari 1059, Müslim 690/11, Ebu Avane 2/347, Ebu Davud 1202, Nesei 468, Tirmizi 546, Beyhaki 3/145, İbni Ebi Şeybe 2/332, Ahmed 3/111

(4) Namazları Kasr Müddeti

(482) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir ve Ömer ile Medine’den Mekke’ye yolculuk ediyordu. Onların hepsi Medine’den çıktıkları andan tekrar Medine’ye dönünceye kadar yolda ve Mekke’de ikamet ederlerken namazları ikişer rekât kılıyorlardı.”

Tabarani Mucemu’l-Evsad 4559, Ebu Yağla 5862, Albânî İrva 3/20

(483) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“İnsanlar bana seferde namazları kasretme müddetini soruyorlardı.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ailesinden yolculuk için ayrıldığında tekrar onlara dönünceye kadar namazları kasreder ve ikişer rekât olarak kılardı.”

Ahmed 1/241, 285, İbni Ebi Şeybe 2//335/2, Albânî İrva 3/5

(484) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Medine’den Mekke’ye doğru yola çıktık. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biz Medine’ye tekrar dönene kadar namazları ikişer rekât ikişer rekât olarak kıldırıyordu.”

Ravi Yahya bin İshak der ki:

−“Enes (Radiyallahu Anh)’a Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’de ne kadar ikamet etti diye sordum. Enes (Radiyallahu Anh):

−‘On gün’ dedi.”

Buhari 1053, Müslim 693/15, Ebu Avane 2/346, Nesei 1451, Tirmizi 548, İbni Mace 1077, Darimi 1/355, Beyhaki 3/136, Ahmed 3/187, 190

(485) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’ye geldi ve orada on yedi gece ikame etti. Bu müddet zarfında namazları kasr ediyordu.”

İbni Hibban 2750, Ebu Davud 1230, Darekutni 1/387

(486) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazı seferlerinde on dokuz gün kalmıştır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o süre içerisinde namazları ikişer rekât olarak kıldı...”

Tirmizi 2/432

(487) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebük’te yirmi gün namazları kasrederek kaldı.”

Ahmed 14142, Ebu Davud 1235, Abdurrezzak 4335, Beyhaki 5473, Albânî İrva 574

(488) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Biz Azerbaycan’da savaşçıların arasında kaldığımız altı ay süresince devamlı kar yağdı. O dönemde biz namazları ikişer rekât kılıyorduk.”

Beyhaki 3/152, Abdurrezzak 4339, Albânî İrva 577, İbni Hacer Diraye 1/212

(5) Seferde Namazları Cem Etmek

(489) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güneş zeval vaktine girerek meyletmeden önce yolculuk için hareket ettiğinde öğle namazını ikindi vaktine tehir eder sonra konaklar ve ikisinin arasını cem ederek kılardı. Yolculuk için hareket etmeden önce güneş zeval vaktine girerek meyl ederse önce öğle namazını kılar sonra hareket ederdi.”

Buhari 1071, Müslim 704/46, Ebu Avane 2/351, Ebu Davud 1218, Nesei 585, Darekutni 1/389, 390, Beyhaki 3/161, Ahmed 3/247, 265, Albânî İrva 579

(490) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yolculukta kıldığı namazını size haber vereyim mi? dedi.

Biz:

−Evet, onu bize haber ver dedik.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle anlattı:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konakladığı yerde iken güneş zeval vaktinde olup meylettiğinde binitine binmeden önce öğle ve ikindi namazlarını cem ederdi.

Konakladığı yerde iken güneş zeval vaktinde olmayıp meyletmezse ikindi vakti girinceye kadar yürümeye devam ederdi. İkindi vakti girdiğinde konaklar ve öğle ile ikindi namazlarını cem ederdi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konakladığı yerde iken akşamın vakti girerse hareket etmeden önce akşam ile yatsının arasını cem ederek kılardı. Konakladığı yerde iken akşamın vakti girmemiş ise yatsı vakti girene kadar yürür, yatsı vakti girdiğinde konaklar ikisini cem eder öyle kılardı.”

Ahmed 1/367, 368, Beyhaki 3/163, 164, Darekutni 1/388/1

(491) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebük savaşında güneş meyletmeden önce hareket ettiği vakit öğle namazını tehir edip ikindinin vaktiyle birleştiriyor ve ikisini birlikte kılıyordu. Eğer güneş meylettikten sonra hareket ederse önce öğle ve ikindi namazlarını kılıyor sonra yürüyordu. Akşam namazından önce hareket ettiği zaman yatsı namazı ile birlikte kılmak için onu tehir ediyordu. Akşam namazından sonra hareket ederse yatsı namazının vaktini erkene alıp onu akşam namazı ile birlikte kılıyordu.”

Ebu Davud 1220, Tirmizi 553, Beyhaki 3/163, Ahmed 22155

(6) Seferi Mukim İmamın Arkasında Mukim Namazı Kılar

(492) Musa bin Seleme şöyle dedi:

“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) ile Mekke’de beraberdik.

Ona dedim ki:

−Biz sizinle beraber olduğumuz zaman namazları dört rekât kılıyoruz, eşyalarımızın yanına döndüğümüz vakit namazları ikişer rekât olarak kılıyoruz?

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anh):

−‘Bu yaptığınız Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir’ dedi.”

Ahmed 1862, Albânî İrva 571

(493) Musa bin Selem şöyle dedi:

“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya Mekke’de olduğum sürede namazları imamla kıldığım zaman onları nasıl kılayım? diye sordum.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−‘İkişer rekât olarak kılman Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir’ dedi.”

Ahmed 3119, Ebu Avane 2/340, Beyhaki 3/153, 154

(495) Ebu Miclez şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya seferi bir kimse mukim bir topluluğun kıldığı namaza yetişip onlarla iki rekât namaz kılsa, bu iki rekât ona kifayet eder mi, yoksa onların namazı gibi dört rekât mı kılacak? diye sordum.

Ebu Miclez dedi ki;

−Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) güldü ve:

−‘Onların namazı gibi tamam kılar’ dedi.”

Albânî İrva 3/22, Beyhaki 3/157

(7) Seferde Sünnet Namazı

(496) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gördüm seferde farz namazlardan önce ve sonra namaz kılmıyordu.”

İbni Huzeyme 1255

(497) Hafs bin Asım şöyle dedi:

“Mekke’ye giderken Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile yol arkadaşlığı ettim. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), bize öğle namazını iki rekât olarak kıldırdı. Sonra döndü, biz de onunla beraber döndük. Müteakiben binitinin yanına geldi ve oraya oturdu, biz de onunla beraber oturduk. Bir ara namaz kıldığı yöne doğru döndü ve insanları namaz kılarken gördü:

−Bunlar ne yapıyorlar dedi.

Ben:

−Sünnet namazı kılıyorlar dedim.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Eğer sünnet namazı kılacak olsam iki rekât olarak kıldığım farz namazını tamam kılardım! Ey kardeşimin oğlu! Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile seferde arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ile arkadaşlık ettim Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ömer (Radiyallahu Anh) ile beraber arkadaşlık yaptım, Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Osman (Radiyallahu Anh) ile de arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Allah (Azze ve Celle):

“And olsun ki Allah’ın Rasulünde sizin için çok güzel örnekler vardır.” Ahzab 21 buyurmaktadır.”

Buhari 1066, Müslim 689/8, Ebu Avane 2/335, Ebu Davud 1223, Nesei 1457, Tirmizi 544, Beyhaki 3/158, Ahmed 2/24, Begavi Mesabih 946, Albânî İrva 563

(498) Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet etti:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitab ederek şöyle buyurdu:

‘...Bizim için namazımızı gözetleyin!’

Güneş sırtına vurmuş halde ilk uyanan Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oldu. Bizde korkuyla kalktık.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Bininiz!’ buyurdu.

Binip güneş yükselene kadar yürüdük. Güneş yükselince indi sonra abdest alınacak bir kap istedi. Benim yanımda içinde biraz su olan bir kap vardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan hafif bir abdest aldı. Kapta biraz daha su kaldı.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Katâde (Radiyallahu Anh)’a:

−‘Abdest kabını bizim için muhafaza et! Çünkü yakında onun için bir haber olacak’ buyurdu.

Sonra Bilal (Radiyallahu Anh) sabah namazı için ezan okudu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki rekât namaz kıldı. Sonra sabah namazını kıldırdı, yani her gün yaptığı gibi yaptı. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binitine bindi, bizde onunla beraber binitlerimize bindik.

Bazılarımız diğerlerine alçak sesle:

−Namazımızda yaptığımız bu taksirin keffareti nedir? deyince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Sizin için bende tabi olacağınız güzel örnekler yok mu?’ dedi sonra da:

−‘Uyurken namazı kaçırmada asla taksirat yoktur! Taksirat ancak diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimsede vardır. Dolayısıyla Herkim vakti çıkana kadar uyur kalır, namazını kılmazsa, uyandığında o namazı kılsın! Ertesi gün her namazı kendi vaktinde kılsın!..’ buyurdu.”

Müslim 681/311

(499) Abdullah bin Dinar şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) seferde biniti üzerinde, biniti nereye yönelirse o tarafa ima ederek namaz kılardı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in de öyle yaptığını zikrederdi.”

Buhari 1063, Müslim 700/37, Malik 1/151/26

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Bu Sayfa 12117 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net