Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın! Namazı kasten terk etmeyin! Kim namazı kasten isteyerek terk ederse, milletten çıkar." Taberanî
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Fetvalar
Usül Dersleri
İlmin Fazileti
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Cennete Giden Yol
Namazla İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tevhit İle Alakalı Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim’in Özellikleri
Sakınılması Gereken Haramlar!
Rasulullah (SAV) İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Göz Aydınlığım Namaz!!!
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَ بَعْدُ

Göz Aydınlığım Namaz!!!

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bana dünyadan kadınlar ve güzel koku sevdirildi ve göz aydınlığım namazda kılındı’ buyurdu.”

Camiu’s-Sağir 1/146, Ahmed 11845, Nesei 3878

Namazın Tarifi

Namaz’ın dildeki asıl anlamı, duadır. Mesela Arapça “salla aleyhi” yani ona hayır duada bulundu denilir.

Allah’ın salâtı, temize çıkarmak ve övmek; meleklerin salâtı ise dua demektir.

Namaz dinî bir terim olarak, farz ve sünnetleriyle, rükû, secde, kıyam, istikbal-i kıble gibi belirli hareketleri olan, Allah’a mahsus bir ibadettir. Birtakım şartları, rükünleri, farz ve sünnetleri vardır.

Namaz, dini ayakta tutan direktir. Direk yıkılırsa, ona dayanan yapı da yıkılır. O, Allah’ın farz kıldığı ilk ibadettir, en büyük bedenî ibadettir. Allah’ın onu, diğer ibadetler gibi yeryüzünde ve Cebrail (Aleyhisselam) vasıtasıyla farz kılmaması, derecesinin yüksekliğini göstermektedir. Allah onu, kendisiyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arasında bir vasıta olmaksızın farz kılmıştır. Bu ise Miraç gecesi, yedi kat göğün üstünde olmuştu.

Önemi sebebiyle yüce Allah onu elli vakit olarak farz kılmış, sonra onu bir gün ve gecede yani 24 saatte beş vakte indirmiştir. O, fiiliyatta beş olmakla birlikte mizanda ellidir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Şüphesiz ki Ben; Allah’ım! Benden başka hiç bir ilah yoktur. Öyleyse Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz kıl.”

Taha 14

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.”

Hac 77

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Namaz, müminler üzerine vakitleri tayin edilerek farz kılınmıştır.”

Nisa 103

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İman eden kullarıma de ki namaz kılsınlar...”

İbrahim 31

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“İşin başı İslam, direği namaz, zirvesi de cihattır.”

Tirmizi

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“İslam, beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan ayında oruç tutmak, imkân bulanın Beyt’i haccetmesi.”

Buhari ve Muslim

Namaz, erkek veya kadın, hür veya köle, zengin veya fakir, mukim (ikamet eden) veya yolcu, sağlıklı veya hasta, ergenlik çağına ulaşmış, akıllı her Müslüman’a farzdır. Aklı yerinde olduğu sürece, hastadan ölünceye kadar namaz kılma yükümlülüğü kalkmaz. O, bir gün ve gecede beş defadır. Yüce Allah şöyle buyurur:

“Namaz, müminler üzerine vakitleri tayin edilerek farz kılınmıştır.”

Nisa 103

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Muaz (Radiyallahu Anh)’ı Yemen’e gönderirken şöyle buyurmuştur:

“…Onlara, Allah’ın her gün ve gecede beş vakit namazı farz kıldığını bildir...”

Buhari

Namazın bazı şartları vardır. Bunların namaz kılanda bulunması gerekir. Namaz kılan bunlardan birisini terk ederse, namazı olmaz:

1) Müslüman olmak: Kâfirin namazı geçersizdir.

2) Akıllı olmak: Akılsız olana namaz farz değildir.

3) Ergenlik çağına ulaşmak: Bulûğa ermedikçe çocuğa namaz farz değildir.

4) Küçük ve büyük hadesten taharet: Küçük hades, abdesti gerektiren her şeydir. Büyük hades, cünüplükten dolayı gusletmeyi (boy abdesti) almayı gerektiren her şeydir.

5) Beden, elbise ve namaz kılınacak yerin temiz olması.

6) Vaktin girmesi: Namaz ancak vakti girince farz olur. Vakti girmeden kılınırsa geçersizdir.

7) Setr-i avret: Avret yerlerinin temiz elbiselerle örtülmesidir.

8) Niyet: Niyetin yeri kalptir. En iyisi, iftitah tekbiriyle birlikte yapılmasıdır.

9) İstikbal-i Kıble (namaz kılarken kıbleye yönelmek): Kıble, Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe’dir.

Namaz, kalpteki inanç, dildeki konuşma, kıraat, tesbih getirme, tehlîl: la ilahe illallah demek ve tekbir: Allah-u Ekber demek, rükû ve secde gibi organlarla yapılan davranışlardan tutun da, necasetlerden maddi temizliğe ve şirk ve küfürden manevî temizliğe kadar, kulluğun bütün türlerini kapsar.

Namazın bazı rükünleri vardır. Bunlar: Kıyam iftitah tekbiri yani namaza başlarken “Allah-u Ekber” demek, Fatiha’yı okumak, rükû ve ondan doğrulmak, yedi organ yani alın ve burun, eller dizler ve ayak parmakları üzerinde secde yapmak, secdeden doğrulmak, iki secde arasında oturmak, bütün rükünlerde bir miktar beklemek, tertîb, son teşehhüt ve onun için oturmak, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e salât getirmek ve selam vermek.

Namaz, ergenlik çağına ulaşmış ve akıllı Müslüman’a, korku, hastalık ve yolculuk durumunda bile, her türlü halinde farzdır. İster yatakta, ister oturarak ister yatarak, gücünün yettiği şekilde namazı kılar. Hatta sadece, gözü veya kalbiyle işaret etmek suretiyle kılabiliyorsa öyle yapar. Aklı olduğu sürece namaz yükümlülüğü üzerinden düşmez.

Namaz, kulun yüce Rabbi’yle kurduğu bir irtibattır. Sen gizlice konuşmak üzere Rabbinin huzurunda durursun, O’na dua edersin, O da duanı kabul eder. Müslüman’ın namazı temiz olarak eda etmesi; her gün, Rabbinin huzurunda temiz, huşûlu, itaatkâr ve mütevazı olarak, nimetlerinden dolayı Allah’a şükretmek, kendisine lutfetmesini istemek ve günahlarının bağışlanmasını dilemek üzere durması gerekir.

Namazın anahtarı, bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olması, hadeslerden temizliktir. Onda huşulu olmak ve kalp huzuru şarttır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Namazlara dikkat edin, özellikle orta namaza ve kalkın Allah için divan durun.”

Bakara 238

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Muhakkak ki, mü’minler felaha ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.”

Mü’minûn 1, 2

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Hiçbir Müslüman yoktur ki farz bir namazın vakti geldiğinde, o namazı güzel bir abdest alarak huşusuna ve rükûsuna dikkat ederek kılsın da büyük günah işlemedikçe, o namaz ondan önceki günahların kefareti olmasın. Bu, her zaman için böyledir.”

Müslim

Namaz, vücut temizliğiyle başlar ve ruh temizliğiyle sona erer. Kim onu hakkıyla eda ederse, Allah’ın onu cennete koymaya sözü vardır. Onu yerine getirmeyenlere sözü yoktur. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah, Beş vakit namazı kullara farz kılmıştır. Bunları yerine getirip hiçbirini kaçırmayan ve bu namazların hakkını hafife almayan kimseyi Allah cennete koymaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler hakkında böyle bir sözü yoktur. Dilerse azap eder, dilerse onu cennete koyar.”

Ebu Davud

Namaz, edepsizlikten ve kötü şeylerden alıkoyar. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Sana kitaptan vahyolunanı oku, namaz kıl! Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise muhakkak ki en büyüktür. Ve Allah; yaptıklarınızı bilir.”

Ankebut 45

Namaz, günahları örter Allah iki namaz arasındaki ve önceki günahları onun sayesinde bağışlar.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Büyük günah işlenmedikçe, beş vakit namaz kendi aralarında, cuma namazı diğer cumaya kadar, Ramazan öbür Ramazan’a kadar, arada işlenen günahları örterler.”

Muslim

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Hiçbir Müslüman yoktur ki farz bir namazın vakti geldiğinde, o namazı güzelce abdest alarak huşû ile kılsın da, büyük günah işlemedikçe o namaz ondan önceki günahların kefareti olmasın. Bu, her zaman için böyledir.”

Muslim

Yüce Allah namazla dereceleri yükseltir ve günahları yok eder. Onu beklemek, Allah yolunda nöbet tutmak demektir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Size, Allah’ın günahları ne ile sildiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini bildirmemi ister misiniz?” Sahabeler:

−Elbette, dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Güçlüklere rağmen, güzelce abdest almak, mescitlere giden adımları çoğaltmak ve namazdan sonra öbür namazı beklemek. İşte sizin Allah yolunda nöbet tutmanız budur” buyurdu.

Muslim

Namaz, Cennette, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte olma sebeplerinin en önemlilerindendir.

Rabia bin Kab el-Eslemî (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir gece Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında kaldım. Ona abdest suyunu ve ihtiyaç duyduğu şeyleri getirdim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

−‘Benden bir şey iste’ dedi. Ben de:

−Cennette seninle birlikte olmak isterim, dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Bundan başka bir şey de olabilir’ dedi. Ben:

−Onu istiyorum, dedim. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘O zaman çok secde etmek suretiyle bana yardımcı ol’ buyurdu.”

Muslim

Namaz, kıyamet günü, hakkında sorgu yapılacak şeydir.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet günü, kulun ilk hesaba çekileceği şey, namazdır. Eğer o düzgün olursa, diğer amelleri de düzgün olur, şayet o bozuk olursa, diğer amelleri de bozuk olur.”

Albânî Sahîhu’l-Cami’ 2537

Namaz, dünyadan ayrılırken ve ölümüne sebep olan hastalığında son nefeslerini alıp verirken, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı son tavsiyeydi. O şöyle diyordu:

“Namaza ve sağ ellerinizin sahip olduklarına önem verin, onları ihmal etmeyin.”

İbni Mace

Allah bize namaza dikkat etmemizi emretmiştir. Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Namazlara dikkat edin, özellikle orta namaza ve kalkın Allah için divan durun.”

Bakara 238

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Muhakkak ki, mü’minler felaha ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.”

Mü’minûn 1, 2

Namaz, dinden gidecek olanların sonuncusudur. Dinin son şeyi giderse, ondan hiçbir şey kalmaz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“İslam’ın kulpları birer birer yıkılacak, bir kulp yıkılınca, insanlar sonrakine tutunacaklar, bunların ilk yıkılanı, yönetim, sonuncusu da namazdır.”

Ahmed bin Hanbel

Allah bizi, namazı ihmal etmekten sakındırmış ve ihmal edenlerle ona karşı gevşek davrananları yermiştir. Yüce Allah namazı ihmal edenlerin sonunu şu sözlerle bildirmiştir:

“Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki, namazı ihmal ettiler, şehvetlerine uydular. Onlar kötülük bulacaklardır.”

Meryem 59

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir. Yalnız kitapları sağdan verilenler hariç. Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara:

−Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar. Onlar şöyle cevap verirler:

−Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksulu doyurmuyorduk. (Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk. Ceza gününü de yalan sayıyorduk. Sonunda bize ölüm geldi çattı.

Müddesir 38, 43

Namaz, Müslüman’ın parolası, mü’minin alametidir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, sizin din kardeşinizdirler. Biz bilen bir kavme ayetleri böyle açıklıyoruz.”

Tevbe 11

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kuşkusuz ki kişi ile küfür arasındaki fark, namazı terk etmektir.”

Muslim

Yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bizlerle onların arasındaki ahit namazdır, kim namazı terk ederse küfre girer.”

Tirmizi

Yüce Allah şöyle buyurdu:

“Yalnız O’na yönelin ve O’ndan korkun; namazı kılın ve Allah’a ortak koşanlardan olmayın.”

Rûm 31

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Hiçbir farz namazını bile bile bırakma. Çünkü kim bir farz namazını kasıtlı olarak bırakırsa zimmet kendisinden uzaklaşmış olur.”

İbni Mace

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, küçük çocukların namaza alışmış olarak yetiştirilmelerini ve on yaşına geldiklerinde, namaza dikkat etmezlerse dövülmelerini emretmiştir. Sebra (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Çocuk yedi yaşına geldiğinde namazı emredin. On yaşına geldiğinde (namaz kılmazsa) dövün’ buyurdu.”

Ebu Davud 494, Tirmizi 407, Darimi 1/273, İbni Ebi Şeybe 1/381, İbni Huzeyme 1002, Darekutni 1/230, Ahmed 3/01

İmam İbni Hazm (Rahmetullahi Aleyh) bu hadisin şerhinde şöyle demiştir:

“Çocuğa yedi yaşında namazı emredip on yaşında namaz kılmazsa dövmek namazın ona farz olduğu için değil, aksine çocuğu ona alıştırmak içindir.”

Bir namazı kaçıran, ailesini malını kaybetmiş gibi olur. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kim bir namazı kaçırırsa, o ailesini ve malını kaybetmiş gibidir.”

Albânî Sahihu’t-Terğib ve’t-Terhib

Namaz, kulun dünya ve ahiretteki yolunu aydınlatan ışık ve kurtarıcıdır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdulillah mizanı doldurur, Subhanallah göklerle yerin arasını doldurur, namaz nurdur, sadaka delildir. Sabır ışıktır. Kur’an, senin lehine ve aleyhine olan hüccettir.”

Muslim

Namaz, Allah’ın rahmetinin inme sebeplerinden birisidir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Namazı kılın, zekâtı verin ve Rasule itaat edin! Umulur ki merhamet olunursunuz.”

Nûr 56

Hayatın sıkıntılarına sabretmek, ancak namaza dikkat edenlerin dayanabileceği bir şeydir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır. Ve kendisine hayır dokundu mu yardım etmez (sıkı sıkı tutar). Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır. Onlar ki: Namazlarını sürekli kılarlar (aksatmazlar).”

Mearic 19, 23

Namaz, sıkıntı ve güçlüklerde kula yardım demektir. Yüce Allah şöyle buyurdu:

“Sabırla, namazla (Allah’tan) yardım dileyin, şüphesiz bu, (Allah’a) saygı gösterenlerden başkasına ağır gelir.”

Bakara 45

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bir şey üzdüğünde veya Müslümanların başına bir musibet geldiğinde, namaz kılar ve şöyle derdi:

“Bilal! Kalk. Bizi namazla rahatlat.”

Ebu Davud

Namaz, rahatlık, huzur ve mutluluk demektir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Benim mutluluğum namazdadır.”

Nesei

Huşu ile ve alçak gönüllü bir şekilde kılınan namaz, Müslüman’ı Allah’a yaklaştırır, iğrenç ve kötü şeylerden meneder. Onda Allah (Azze ve Celle)’yi anmak, ruhun cesetteki konumu gibidir. Yüce Allah şöyle buyurdu:

“Sana kitabtan vahyolunanı oku, namaz kıl. Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise muhakkak ki en büyüktür. Ve Allah; yaptıklarınızı bilir.”

Ankebut 45

Mescidlerde cemaatle birlikte namaz kılmak şer’î bir özür bulunması hali hariç bütün Müslüman erkeklere farzdır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

“Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.”

Bakara 43

Cemaatle camide namaz kılmak, cennete girme sebebidir. Nitekim bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) haber vermiştir:

“Kim (namaz için) mescide gider gelirse, her gidip gelişinde, Allah ona cennetteki konağını hazırlar”

Muslim

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece üstündür.”

Buhari

Beş vakit namazın farzları dışında, Müslümanın en faziletli namazı evinde kıldığıdır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Cemaat! Evlerinizde de namaz kılın. Çünkü farz namaz dışında, kişinin kıldığı en faziletli namaz evinde kıldığıdır.”

Buhari

Beş vakit namaz günahları siler.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Ne dersiniz? Sizden birinin kapısı önünden bir nehir aksa ve o kişi, her gün beş defa bu nehirde yıkansa, kendisinde kir diye bir şey kalır mı?” Sahabeler:

−Böyle birisinin bedeninde hiç kir kalmaz, dediler. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

−“Beş vakit namaz da böyledir. Yüce Allah bu namazlar sebebiyle kulun hatalarını siler.”

Muslim

Yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Beş vakit namaz aralarındaki (günahlara) kefarettir.”

Albânî Sahihu’t-Terğib ve’t-Terhib

Namazdan sonra diğer namazı beklemek, meleklerin namaz kılanlar için af dilemelerine sebeptir. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Sizden biri, namazdan ayrılmadığı sürece hep namazda gibidir. Namaz kıldığı yerden kalkıp gitmediği veya abdesti bozulmadığı sürece melekler şöyle derler:

−Ey Allah’ım! Onu bağışla ve ona acı.”

Buhari

Allah’ın En Sevdiği Namaz:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın en sevdiği namaz, Davud’un namazıdır. O, gecenin yarısında uyur. Üçte birini namazla geçirirdi ve son altıda birisini uyurdu.”

Muslim

Ey Müslüman kardeşim! Revatip denilen yani tertip edilmiş, düzene koyulmuş, devamlı yapılan nafile namazları unutma! Bunların büyük fazileti vardır. Nitekim bir gün bir gecede on iki rekât nafile namaz kılan kişi için, cennette bir köşk yapılır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Müslüman bir kul her gün farzın dışında Allah için on iki rekât sünnet namazı kılarsa Allah onun için cennette bir ev bina eder.”

Müslim 728/103

Güzelce bir abdest almanın ve ona devam etmenin, günahlara kefaret olduğunu, günahları, vücuttan çıkardığını ve onun sebebiyle dereceleri yükselttiğini de unutma. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Bir Müslüman güzel bir abdest aldıktan sonra namaz kılsın da Allah bununla ondan sonraki namaz arasındaki günahları affetmesin.”

Müslim

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kim böyle bir abdest alırsa, günahları bağışlanır. Onun namazı ve camiye kadar yürümesi nafile olur.”

Müslim

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kim güzel bir abdest alırsa günahları, tırnaklarının altından çıkacak şekilde, vücudundan çıkar gider.”

Müslim

Her Müslümanın, ister imam, ister cemaat, ister tek başına olsun, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in:

“Beni nasıl namaz kılıyor olarak gördüyseniz öylece namaz kılınız.” Buhari 6003 Sözüne göre hareket etmek için, onun namaz kılmadaki usulüne dikkat etmesi gerekir.

Namazında, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yolunda yürüdüğünü hisseden kul, ona uymuş olmanın tadını duyar. Hangi sevgi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in adımlarını takip etmekten daha büyüktür?

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

“De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”

Âl-i İmran 31

Namaz kılmakla şu sonuçlar elde edilir:

1) Rahatlık,

2) Huzur,

3) Mutluluk,

4) Ruh temizliği,

5) Günahların örtülmesi,

6) Sevapların artması,

7) Derecelerin yükselmesi,

8) Çirkin ve kötü şeylerden uzak olma,

9) Her zaman yüce Allah’la irtibat halinde olma.

 

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Bu Sayfa 3809 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net